Merhaba Ben Aylin'Ce.
Bu blog aslında bence bir sayfa. Yeni ile eski arasında konumlanmış bir nesilden kucaklaşma satırları.
Kucaklaşmak demişken pek kıymetli bir kelime, pek var edici. Buradan kucaklayarak başlasak dönüşüme. Kucaklaşmak, Sarıp sarmalar, sıcaktır, samimidir, tanıdık biridir. İçinizden birinin yanan bir ışığı kadar gerçek bir dönüştürücüdür. Sence de öyle değil mi peki? Ah bu onaylanma hissi...
Pekii ya ışık. Işık; sahiden de ne dönüştürücü bir kelime. Karanlıkta gölgeleri, derinlerde umutları, boşluktaki sesleri, karşımda ki beni sarıp sarmalıyor öylece.
Mekanlar dönüşüyor. Sahneler, evler, sokaklar, ruhlar dönüşüyor. Ne için dönüşür ki onca yer, onca ruh? ne idi ki onca çaba, onca arayış?
Kendime verdiğim onca söz bile dönüşüyor. Büyüyor, kimisi küçük kimisi kayıp sözler oluyor. Ne için onca hiçlik peki? Gerçek sandığımız madde de yaratılış sırları mı? Aydınlığa çıkma arzusu mu? Bilgelik mi yoksa dönüşmeye adanmış hayatların köleliği mi? Vardık mı yola?
Nerede ki bizim kuzey yıldızımız? Bulabilir miyiz sahiden? Yaratıcı; yollar, haritalar koymuş, bulabilir miyiz sahiden ışığı? mecbur muyuz o ışığa? karanlıkta iz sürsek yine de bitmez mi o yollar?
Bir ay ışığı sızarsa içeri? Gölgelerim olur o zaman. konuşabilir miyim, gölgelerimle anlaşabilir miyim sahiden? Gölgelerim de benim gibi sarıp sarmalar mı? Bana beni anlatır mı gölgeler? Ah şu gölgeler...
Bu sayfalar bir gölgenin ayak izi, bir ışığın anlam arayışı bir dönüşüm hikayesi...
Teşekkür ederim Hayat.
Yorumlar
Yorum Gönder